Almanya’da Doktorluk Maceram

Herkese merhabalar! 🙂

Bendeniz almanyadabirdoktor. Bu yazımda sizlere Almanya’da doktorluk maceramdan, Almanya’da hekimlik için gerekli evraklardan ve Almanya’da denklik sürecinden bahsedeceğim.

Yazıya başlamadan önce Youtube kanalımdaki videolarda da sıklıkla yaptığım uyarıyı hatırlatmak istiyorum. Almanya 16 eyaletten oluşuyor ve büyük eyaletler içerisinde de denklik ile ilgilenen birden çok kurum olabiliyor. Her çalışana tanınan esneklikten ötürü Almanya’da Hekimlik Denkliği için kesin bir süreçten söz etmek imkansızlaşıyor. Lütfen araştırmalarınızı yaparken bunu göz önünde bulundurun. Ben dahil birçok meslektaşımızın hikayeleri yol gösterici olabileceği kadar yanıltıcı da olabilir.

Bu güzel uyarıyı da yaptığıma göre içim rahat bir şekilde sizlere kendi maceramdan bahsetmek istiyorum.

            Hikaye burada başlıyor!

Takvim yaprakları 9 Eylül 2020 tarihini gösterdiğinde tam 2 aydır aktif olarak Almanya’da hekimlik yapan bir meslektaşınız olarak bu yazıyı kaleme alıyorum. 9 Temmuz 2020 tarihinde, yani evraklarımı gönderdikten tam 5 ay 22 gün sonra Niedersachsen eyaletinde minnak bir kasabada bulunan bir rehabilitasyon kliniğinde iş başı yaptım. Haftalık 40 saat mesai ve başlangıç seviyesindeki hekim maaşımla bir yandan çalışıyorum bir yandan da kalan denklik işlemlerimi takip ediyorum.

Gelin sizlere B2 sertifikasını elime aldığım 26 Eylül 2019 tarihinden bu yana başımdan geçenleri kısaca özetleyeyim.

Tüm hekimlerin yapması gerektiği gibi B2 sertifikamı aldıktan sonra bir yandan iş aramaya bir yandan da evraklarımı toplamaya başladım. Evraklarımı toplamam çok uzun sürmedi, zaten hali hazırda birçoğu elimin altındaydı. Ancak o dönem yaşadığım NRW eyaletinin denklik süreci ile ilgili kulağıma gelen çılgın istatistikler nedeniyle önce bir süre iş arayarak başka bir eyalette şansımı denemek istedim. Yaklaşık 2 aylık çok da yoğun olmayan iş arama sürecim, bana iş arayan 2 headhunter firması ve iyi geçen iş görüşmeme rağmen, iki aydır Stellenzusage (işe kabul kağıdı) göndermeyen şef haricinde elim tamamen boştu. Firmalardan birinin, görüşmemizden iki hafta sonrasına ayarladığı Nöroloji kadrosunu, her ne kadar içime sinmese de, iki ayın sonunda gelen bunalma hissiyle kabul etmeye hazırdım.

          İyi ki Stellenzusage göndermemişler

Kendime Kasım sonuna kadar başka bir eyalette iş bulamazsam; işe kabulüm olsun ya da olmasın yaşadığım eyalet olan NRW eyaletinden başvuracağıma dair bir söz vermiştim. Bu sözü tutmama bir hafta kala headhunter bana bir iş görüşmesi daha ayarladığını ve 200 km kuzeye Niedersachsen eyaletine gitmek isteyip istemediğimi sordu. Ve ben kasım ayının sonunda, şu anda çalıştığım kliniğe iş görüşmesine geldim.

       Almanya’da 2. İş Görüşmem

Almanya’da iş görüşmeleri ile ilgili ayrı bir yazı yazmak belki daha yararlı olacaktır ama ben konu bütünlüğü açısından yeri gelmişken burada da bir ufak bahsetmek istiyorum.

Takım elbise giymedim. Kravat takmadım. Pantolon kazak şeklinde basit bir kombin ile geldim. Girişte beni bekleme odasına alıp çay kahve ikram eden güler yüzlü sekretere daha yeni teşekkür etmiştim ki şef gelip beni aldı ve bina içerisindeki uzun bir yürüyüşün ardından diğer şefin de beklediği geniş bir görüşme odasına götürdü. Görüşme çok samimi ve pozitif geçti. Neden Almanya, neden psikiyatri gibi sorulara zaten önceden biraz çalıştığım için güzel cevaplar verdiğimi düşünüyorum. Ayrıca görüşmenin başındaki ilk şoku hızlıca atıp bol bol gülümsediğime eminim 🙂 Görüşmede genelde şefler CV’nizi önüne çekip ilgisini çeken her şeyi sorar. Eğer CV’nizde boşluklar veya ilgi çekici noktalar varsa buralara çalışmakta fayda var. Yaklaşık 40 dakika süren görüşmenin ardından şef benden 1 hafta gelip klinikte hospitation yapmamı rica etti. Yol ücreti, kalacak yer gibi tüm giderleri kendisinin karşılayacağını, 3 gün erkek 2 gün de kadın kliniğinde hospitation yaptıktan sonra oturup tekrar konuşabileceğimizi söyledi. O tarihler Türkiye yolculuğum ile kesiştiği için ben 2 gün erkek 2 gün kadın kliniğinde Hospitation yaptım. Hospitation çok güzeldi, ardından şef bana bir başka aday daha olduğunu ve bana bir hafta içinde döneceğini söyledi. Sözünde de durdu ve bana tam bir hafta sonra beni işe alacağına dair güzel haberi verdi.

            Almanya’da İlk İşim

Aralık ayında Türkiye’den geri döndükten sonra posta kutumda beni bekleyen iş sözleşmesini görünce ne kadar mutlu olduğumu anlatmama gerek yoktur sanırım. Derhal gelen iki örneği de imzalayıp geri gönderdim ve yine 3 gün sonra şefin de imzaladığı sözleşmemi aldım. Genelde önce Stellenzusage gelir ama artık şef beni nasıl sevdiyse bilemeyeceğim 🙂

İş görüşmesinde de şefe ilettiğim planıma sadık kalarak evraklarımı hızlıca hazırladım ve 15 Ocak 2020 tarihinde ilgili makama postaladım ve bu sırada FSP kursuma başladım. Şefe FSP kursu biter bitmez gelip Hospitationa başlayacağımı ve çalışma iznim gelene kadar Hospitation yapacağımı söylemiştim.

            Diplomamdaki Pürüz ve Pandemi

Evraklarımı gönderdikten yaklaşık iki ay sonra diplomamın e-imzalı olmasından dolayı ufak bir pürüz yaşadım. Zaten süreci kendi takip edip de ilk gönderdiği evraklarda pürüz yaşamayan aday sayısı günümüzde çok azdır diye düşünüyorum. Hemen üniversitem ile iletişime geçtim ve bir üst yazı ile biraz sürse de sorunu çözdük. Tabi bu sırada bir başka sorun olan Covid-19 Pandemisi nedeniyle kursum bitmesine 3 hafta kala online eğitime geçmek zorunda kaldı. Ben de Pandemi dönemini Duisburg gibi yarım milyonluk bir şehirde geçirmektense zaten hali hazırda ev bulmuş olduğum 6000 nüfuslu minnak kasabaya taşınmaya karar verdim. Ev kiralama, ev boyama, mutfak montajı, taşınma derken takvim yaprakları çoktan Nisan ayını göstermişti. Ve ben taşındıktan iki hafta sonra şef ile iletişime geçip başlamak için gerekli görüşmeleri yapmaya koyuldum.

            Planlanandan Kısa Süren Hospitation

Nisan ayının sonuna geldiğimizde ben heyecanla hospitation yapmaya başlamıştım. Bir yandan da evraklarımın kabul edildiğine dair haberi yani FSP’ye girebilirsiniz yazısını bekliyordum. Normalde pandemi nedeniyle FSP randevularının iptal edilmiş olmasından dolayı doğacak olan gecikmeleri göze almış, durumu şefe açıklamış ve hem hospitationun hem de ormanlarla dolu bu minnak kasabanın tadını çıkaracağıma söz vermiştim.

Tarih 2020 Haziran’ının 14’ünü gösterdiğinde günlük posta kutusu kontrolümde, beklenen zarfı gördüm. Heyecanla mektubu açtım ve FSP’ye girebileceğime dair yazı ve ödeme makbuzunu bağrıma bastım 🙂 Niedersachsen eyaletinde 430 Euro olan FSP ödemesini yaptıktan sonra randevu için heyecanla beklemeye başladım. Yaklaşık iki hafta kadar sonra haziran ayı henüz bitmeden ilgili Tabipler Odası bana bir bilgilendirme maili attı. Ücretin ellerine ulaştığını, ancak mevcut durumdan dolayı sınav randevusunun geç gelebileceğini bildiren bu mail tabii ki her ne kadar bu durumu göze almış olsam da beni birazcık sarstı diyebilirim. Ne yapabilirim diye düşünürken, ilgili memura durumumu açıklayan bir mail atmak aklıma geldi. Dilimin yeterli olduğunu, halihazırda işimin olduğunu ve anormal uzun randevu süresini kibarca ilettim ve bana çalışma izni verip veremeyeceklerini sordum. Kibarca 🙂

            Almanya Maceramın En Mutlu Günü

Bu maili yazdıktan sadece iki gün sonra, 26 Haziran 2020 tarihinde, klinikten eve geldiğimde posta kutusunda hiç beklemediğim bir zarf gördüm. Açıkçası maili yazarken ne bu kadar hızlı cevap alabileceğime ne de bana FSP’siz çalışma izni göndereceklerine pek inancım yoktu. Dolayısıyla gelen zarftaki adresi görünce aklıma direkt FSP randevusu geldi. Eve çıkıp zarfı açtığımda yazıları yavaş yavaş okurken önce yanlış anladığımı sandım. İkinci ve üçüncü tekrardan sonra içime dolan huzur ve mutluluk hala dün gibi aklımda 🙂 Gelen mektupta bana şefimin onayından sonra çalışma izni yani Berufserlaubnis verebilecekleri yazılıydı. Şefe imzalatıp geri gönderdikten yaklaşık on gün sonra yani 07 Eylül 2020 tarihinde ise 09 Eylül’den itibaren geçerli olacak şekilde çalışma iznim geldi ve iş başı yaptım. Darısı bu yola baş koymuş tüm meslektaşlarımın başına.

Kısaca özetlersek;

            – 26.09.2019  B2 Sertifikasını aldım

            – 15.01.2020  Evraklarımı gönderdim (İlk Başvuru)

            – 13.03.2020  İlk yanıtı aldım (Defizidbescheid, Diplama Pürüzü)

            – 14.06.2020  Evraklarımın kabulu ve FSP randevusu için ödeme kağıdı elime ulaştı

            – 24.06.2020  FSPsiz BE alabilmek için mail attım

            – 26.06.2020  BE alabileceğime dair ön yazı geldi

            – 07.07.2020  BE elime ulaştı

            – 09.07.2020  İlk iş günü

            – 30.07.2020  İlk maaş



            Almanya’da Hekimlik Yapmak için Gerekli Evraklar ve Temel Kavramlar

Buraya kadar maceramı okuyan herkese çok teşekkürler. Umarım yararlı olmuştur. Almanya’da doktorluk yapmak için gerekli evraklara geçmeden önce kısaca bir takım temel kavramları açıklamak istiyorum.

            Approbation: Almanya’da hekimlik yapabilir belgesi, halk arasındaki adı ile “denklik”, yolun sonu, yüce evrak, kutsal belge 🙂

            Berufserlaubnis: Mesleki çalışma izni, genelde max 2 yıl olmak üzere geçici süre ile verilir. Adaylar bu süre zarfında çalışıp para kazanabilir ancak uzmanlık eğitimi yapamaz ve yalnız başlarına nöbet tutamazlar. Farklı ek kısıtlamalarda olabilir.

            Gutachter: Bilirkişi

            Gutachten: Evrakların bilir kişi tarafından Approbation için incelenmesi işlemi

            Kenntnisprüfung: Approbationunu bilir kişi yolu ile alamayan/almak istemeyen kişilerin girmesi gereken sınav

            FSP (Fachsprachprüfung): Tıbbi Almanca sınavı, herkesin vermesi gereken dil sınavı. Bazı eyaletlerde alternatifleri mevcut. PKT, TELC B2-C1 Medizin FSP gibi

            B2-Zertifikat: Goethe/TELC veya eyaletin izin verdiği bir başka kurumdan alınacak temel dil sertifikası

            Apostil: Türkiye’den alınan evraklardaki imzaların orijinalliğini ispatlayan uluslararası ek, valilik veya kaymakamlıktan yaptırılır.

            Beglaubigte Kopie: Almanya’da noter onaylı fotokopi. Belediyeler veya noterler yapar.

            Bezirksregierung: Birçok eyalette yetkili kurumların adı, bazı eyaletlerde özel isimler mevcut. Ör. Niedersachsen eyaletinde adı NiZzA

            Ärztekammer: Tabipler odası.

Bunlar haricinde her eyaletin kendine has bir evrak listesi mevcut. Bunları da kısaca;

   – Başvuru formu, sağlık raporu, sabıka beyanı gibi siteden yazdırılıp doldurulacaklar

   – Sabıka kaydı, Good Standing Certificate, Diploma gibi Türkiye’den alınacaklar           

   – Belegart ‘O’ gibi Almanya’dan alınacaklar olarak sıralayabiliriz.

Bu evrakları başvuracağınız eyaletin sitesindeki listeleri indirerek hazırlamanız gerekiyor. Ufak farklılıklar mevcut ve bu farklılıklar sizin Türkiye’ye git gel yapmanıza neden olabilir.

Temel kavramları ve evrakları da kısaca paylaştığımıza göre sizlere birkaç alternatif yoldan bahsetmek istiyorum. Normalde sürecin işleyişi gayet basit: Almanca öğreniyorsunuz, gerekli evrakları topluyorsunuz, denkliğe başvuruyorsunuz, sonrasında size ne denirse onu uyguluyorsunuz. Ancak tabii ki -bu süreci nerden yöneteceksiniz, maddi durumunuz nelere el veriyor, hangi eyaletten başvuracaksınız, Türkiye’den bir an önce istifa edip mi geleceksiniz yoksa son ana kadar bekleyip mi- gibi farklar nedeniyle her meslektaşımızın macerası ve süreci kendine has oluyor.

Gelin sizle en sık karşımıza çıkan iki senaryoyu paylaşayım.

Senaryo 1: Bir an önce Almanya’ya gitmek istiyorum

Bu yol genelde dil eğitimi evresinde bir kurs ayarlanıp o kurs aracılığıyla Almanya’ya gelip yerleşme şeklinde başlar. Kişi, gemileri yakana kadar temel seviyede Almanca çalışır. Belki B1 sertifikası alır ve ardından gemileri yakar ve bir dil kursu ayarlayıp maceraya atılır. Dil kursunda iken hospitation, iş, eş gibi Almanya’da kalıcı olmasını sağlayacak yollar arar, çok ciddi para harcar ve bir miktar da saç kaybeder ancak dili Almanya’da öğrendiği için de sınavlar ve iş görüşmeleri için ciddi bir avantaj elde etmiş olur. Bu yolu genelde yeni mezun genç bekar maceraperest arkadaşlar veya “Eee yeter be!” diyen kıdemli hocalarımız denemektedir.

Senaryo 2: Ben her şeyi garantileyip eşimi ikna etmeden Almanya’ya gidemem

Bu yolda ise adaylar Türkiye’de iken halledilebilecek her şeyi Türkiye’de hallederek, genelde iş bulduktan sonra Almanya’ya göçerler. Kişi, istifa etmediği ve Almanya’da yaşamadığı için çok ciddi bir maddi tasarruf etmiş olur. Ancak aynı zamanda dili olması gerektiği gibi geliştirememe, süreci yeterince kontrol edememe ve çok uzatıp vazgeçme riskleri ile karşılaşabilir. Bu noktada tasarruf ettiği paranın bir kısmını danışmanlık şirketi ile anlaşmak için kullanan adaylar sıkça görülmektedir. Bu yolu genelde belli bir düzeni olan, çocuklarının geleceği için veya sakin bir hayat için yurtdışına taşınma planı yapan kıdemli hocalarımız veya elinde maalesef hiç imkân olmayan yeni mezun hekim arkadaşlarımız denemektedir.

Son olarak birkaç önemli küçük detaydan bahsetmek istiyorum;

1) Evraklarınızı Almanya’da bulunan ve sisteme kayıtlı bir yeminli tercümana çevirtin ki başınız ağrımasın.

2) Gerekmedikçe orijinal evrak göndermeyin. Ben şimdiye kadar ille de orijinal evrak göndereceksin diyen bir görevli ile karşılaşmadım. Ama orijinal evrak kabul etmeyenle karşılaştım.

3) Göndereceğiniz her türlü evrağı Almanya’da beglaubigte kopie yaptırın ve onu gönderin.

4) Sosyal medya gruplarında yazılan çizilenleri sorgulamadan kabul etmeyin. Herkesin macerası farklı. Bu kesin böyle diyen kişilere pek kulak asmayın. Benim bu zamana kadar kesin dedikleri şeylerin istisnasını görmediğim olmadı.

5) Eğer Almanya’ya gelmeye kesin kararlıysanız enerjinizin yüzde seksenini Almanca öğrenmeye ayırın.

6) Bu süreçte tek bir doğru yol, tek bir geçerli kural vs. yoktur. Her türlü ihtimale hazırlıklı olmak gerek.

7) Almanya’ya göçmeden önce evraklarınızı olası alternatif eyaletlere göre kontrol edin ve bir yakınınıza olası evrak işlemleri için vekalet bırakın.

8) Verebileceğim belki de en elzem tavsiye; Sabırlı Olun. Sabırlı olamıyorsanız Almanya size yavaş yavaş öğretir ama çok saç baş yolarsınız. Burası farklı bir ülke ve burada sistem böyle demeyi ne kadar erken öğrenirseniz saçlarınız o kadar uzun sizinle kalır. 🙂

Umarım bu paylaştıklarım faydalı olmuştur. Ayrıca bana yazımı sitelerinde paylaşma şansı veren Dech Med ekibine de buradan teşekkür etmek istiyorum. Bir sonraki yazıda veya videoda görüşürüz.

                                                                                                                            Cemal Altuntaş

                                                                                                                        @almanyadabirdoktor

TR